29 Haziran 2025 Pazar



PAS

Zaman sadece akmaz, iz bırakır.
Her dokunduğu yeri aşındırır biraz. Bir sözün ucunda bekleyen suskunluk, tutulmamış bir sözün ardında çürüyen güven… Hepsi pas tutar.

İnsan, içini açmaktan korktuğu kapılarla doludur. Ve her kapı, zamanla paslanır. Açılmadıkça menteşeler küser, gıcırdamaya başlar. İçimizdeki bazı duygular da böyledir; bastırıldıkça değil, unutuldukça ağırlaşır. Pas, unutmanın tortusudur belki de.

Birini affedemediğin için değil, artık affetmenin bile bir anlamı kalmadığı için pas tutarsın. Birini sevemediğin için değil, sevgiyi hatırlayamadığın için…

Pas, kırılmadan önce gelen sessizliktir. Renk solmasıdır, gözden düşme değil ama gönülden düşüş. Ve bazen, öylece bir köşede kalırsın. Ne tam kırık, ne tam sağlam. Sadece... eski. Sadece... paslı.

Ama bilirim, bazı paslar silinmez. Çünkü onlar geçmişin değil, karakterin izidir. Bazen en derin acıyı, en suskun çığlığı o paslı yüzey taşır. Ve bazen, en çok orada saklanır insanın gerçeği.

 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder