Bazı insanlar, içlerinde barındırdıkları karanlığın derinliğini saklamaya bile ihtiyaç duymazlar. Onlar, kötülüğün ta kendisidir. Doğuştan ya da sonradan, fark etmez; içlerinde saf bir zehir taşırlar. Onlarla karşılaştığınızda, sanki ruhunuzun derinliklerinde bir ürperti hissedersiniz. O bakışlarda, o sahte gülümsemelerde saklanan bir boşluk vardır; bir anlam arar ama bulamazsınız. İşte o an anlarsınız: Karşınızdaki kişi, insanlıktan uzaktır. Sanki her adımı, başkalarının çöküşünden keyif alan bir yırtıcının izlerini taşır.
Bu insanlar, zararsız görünen maskeler ardına saklanmazlar. Hayır, aksine kötülüklerini gururla sergilerler. Başkalarının acılarına kayıtsız kalmanın ötesinde, bu acılardan beslenirler. Sanki dünyayı bir oyun tahtası, insanları ise birer piyon gibi görürler. Her hamlede, birinin düşüşü, bir diğerinin çöküşü onlar için sadece bir zaferdir. Her gün, başkalarının umutlarını çiğnemek için yeni yollar bulurlar, çünkü onlar için iyilik ya da merhamet gibi kavramlar birer zayıflıktır.
Belki de en korkutucu olanı, bu insanların bir amaç gütmeden, sadece kötülük yapma arzusu taşımalarıdır. Saf kötülük, her şeye ve herkese zarar vermek için bir neden aramaz. Orada, karşınızda durur ve sizi yok etmek ister; çünkü varlığı, yok etmekle anlam bulur.
Bu yazıyı neden mi yazdım?
Cevap belli...Bir şehrin can damarları koparken , bir çok canlının yaşam alanı kül olurken, geleceğimiz kavrulurken ; oh olsun diyenler var hala...
Saf kötülük bu işte...
Dini,dili , yaşam tarzı farklılık gösterebilir, senin düşüncen bana ters gelebilir, benim ki sana aykırı gelebilir...Eeee bundan neden bu kadar hazımsız bazı kitleler benim dimağımın almadığı konu bu...
Evler yanıyor, ormanlar küle dönüyor ; mutluluğunuz bu mu dur? ...
Hala anlamayacağım bu dili bu fikri bu zihniyeti...Bu dünya üzerindeki vahşeti...Cehaletinizin boyutları arşa değmişken unutmayın biz küllerimizden doğar yine ayağa kalkarız..Kalkarız da siz bu cehaletinizle bir arpa boyu yol alamazsınız........
.jpg)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder