17 Ağustos 2024 Cumartesi


 Her bireyin bir sokak, bir cadde olduğu, yolların birbirine bağlandığı, hiçbirinin tek başına ayakta kalmadığı bir şehir. Her köşesi tanıdık, her caddesi güvenli ve her sokağı kalbinin derinliklerine dokunan bir yer. Bu şehirde bir bedende açılan bir kesik, bir binanın zarar görmesi gibidir. Fakat o bina, tek başına değil, diğer binaların desteğiyle yeniden ayağa kalkar. Çünkü bu şehirde kimse yalnız değildir. Her çatlak, her yara, birlikte onarılır.

Şehrin merkezinde annenin sevgiyle attığı ilk temeller vardır; o temel, sokaklara kadar yayılan güveni ve sıcaklığı taşır. O temelin hemen yanında, babanın emekle ördüğü duvarlar yükselir; güçlü, sağlam ve her fırtınaya karşı korunaklıdır. Kardeşler ise bu şehri birbirine bağlayan köprülerdir; biri yıkıldığında, diğerleri hep orada, ayağa kaldırmak için bekler.

Bir yara açıldığında, şehrin ışıkları bir anlığına sönse bile, herkes elinde bir mumla birbirine koşar. Hiçbir sokak karanlıkta kalmaz. Acı bir sokakta yankılandığında, diğer caddeler hemen ona yönelir; eller uzanır, yaralar sarılır. Bu şehirde bir evin duvarları çatlasa bile, yanındaki evler hep destek olur. Çünkü burada yalnızca bir bina değil, tüm şehir birlikte ayakta kalır.

Aile şehri, her yarayı birlikte sarar. Bir sokakta açılan kesiği, başka sokaklar iyileştirir. Birinin canı yandığında, herkes onun acısını paylaşır. Şehir, acıyı kendi içinde evirir, dönüştürür ve şefkatle sarar. Zaman geçtikçe, o yara iyileşir, izi belki kalır ama o iz, sevgiyle örülmüş duvarlarda bir hatıra olarak durur. O iz, yalnız olmadığının, her zorlukta yanındaki ellerin sana uzandığının bir sembolüdür.

Bu şehirde her yol, birbirine çıkar. Her sokak bir kalp, her cadde bir el gibidir. Ne kadar büyük olursa olsun, ne kadar karmaşık görünürse görünsün, en sonunda her şey, kalpten kalbe uzanan o yollarla birbirine bağlanır. Aile, bir şehirdir; her yarayı birlikte iyileştiren, her fırtınaya birlikte göğüs geren bir sevgi şehri.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder